KASAPTA MARKASIZ ET SATIŞINA YASAK !

Kasapların markasız et ürünleri satışına üç yıl önce yasa düzenlemesi ile getirilen yasağın, geçtiğimiz temmuz itibarı ile uygulamaya konulacağı belirtiliyor. Bununla ilgili bir yazar kardeşimiz makale kaleme almış.

Yazar kardeşimizin yazısına ait asıl metnin linkine buradan ulaşabilirsiniz. Sözkonusu yazı beni rahatsız ettiği için sizinle paylaşmak istedim. Koyu renk fon üzerindeki sağ sütun  orijinal yazı, sol sütun ise benim yorumlarıma ait.

İstanbul kasaplar odasının konuyla ilgili açıklayıcı yazısına da buradan ulaşabilirsiniz.

Kasapların esnaflık tarzlarını az çok bilirsiniz. Resmiyetten uzak, daha samimi sohbet havasında alışveriş yapabildiğiniz, genelde nazınızın geçtiği dükkanlardır. “Abi ben on liralık kıyma alayım” veya “patron ! cebimde yirmi beş liram var, o kadarlık bi kuşbaşı ayarlayıversene” gibi cümleleri kurabilirsiniz buralarda.

Yeni kanun düzenlemesi ile bu kabilden alışverişin engellenmesi sözkonusu. Sebep ? Sebebi, tescil edilmiş bir marka adı altında müşteriye güven hissi vererek, “şüpheden uzak” et satışını gerçekleştirmekmiş ! Kıyma makinesinin ağzında gün boyu bekleyen et, streç çekilmiş etiketli ambalaja girince mi sağlıklı oluyor !?

Kasaplar, genelde ailelerin et ve et ürünleri konusunda daha çok tercih ettikleri yerdir. Özellikle eskilerden bu yana etin kasaplardan alınması durumu, bunu çoğu aile için alışkanlık durumuna getirmiştir. Ayrıca kasaplarda istediğimiz şekilde gram ya da kilo belirtme imkanı olduğu için bu çoğu kişi için daha kolay bir satın alma işlemine dönüşmekte. Örneğin; 15 liralık et alabilme gibi talepler, genelde kasaplarda rastlanabilen durumlardır. Ancak marketlerde bulunan hazır paketlenmiş ve miktarı belirli olan etler için böyle bir satın alma durumu gerçekleşmiyor. Miktarı belli olan etler, fiyatları da belirlenmiş bir şekilde ambalajlanıyor.

 

Bu tür satışın çoğunluk tarafından sağlıklı bulunduğunu değil, sadece sağlıklı gibi göründüğünü iddia edebilirsiniz.

Nasıl yani ! hayvanın kesimi konusunda şüphe olsa bile, janjanlı bir pakette sana sunulmuşsa sorun yok mu yani ! Nasıl bi mantıkdır bu ? Bunu “düz mantık” da açıklayamaz. Kıpkırmızı renkteki hınzır bacon’a, asker yatağının çarşafı kadar gergin jilet gibi streç çekip, üzerine de inek icon’lu logo çalışması yapılmış afilli bir barkodu da olan etiketi yapıştırıp öyle sunmak neyi çözecek !? Çözmeyi bırak, böylesi muhtemel bir durumun mağduriyetinin tazminini kim sağlayacak ?

Ya arkadaş ! Köylü kendi beslediği danasını kestirirken dahi sahtekarlığa maruz kalabilirken, aldatılabilir iken, siz nasıl dersiniz ki “dört dörtlük bir ambalaj ürüne ve satıcıya güven konusunda herşeyin çözümüdür” Mümkün mü böyle bir şey ?

Bu durum aslında birçok kişi tarafından daha sağlıklı bulunuyor. Her ne kadar kesimini görmemiş olsak da, etin özel bir şekilde paketlenmesi ya da tanıdık bir marka altında olması bizlere daha fazla güven veriyor. Üstelik bugün bir markete gittiğimizde birçok markayı, birçok çeşidi bir arada bulabilme fırsatımız da var.

Ülkemizde gün geçtikçe, bütün sektörlerde yenilenmeler meydana geliyor ve bunun doğrultusunda alınan kararlar oluyor. Bu durum belki de en çok gıda sektöründe karşımıza çıkıyor. Çünkü gıdalar, bizim sağlığımızı doğrudan etkiliyor. Bu yüzden en çok önlem da yine bu sektörde alınıyor. İşte geçtiğimiz günlerde, yine bizim sağlığımızı korumaya yönelik bir karar alındı. 

Bu karar ise, herhangi bir markası bulunmayan et ürünlerinin satılamayacak olması şeklinde açıklandı. Ve bu karar aslında daha çok kasapları ilgilendiriyor. Kasaplar, kasap sucuk, kıyma ya da köfte gibi et ürünlerini eğer markaları yoksa satamayacak. Üstelik bu ürünleri hazırlarken de, müşterinin gözleri önünde hazırlama işlemlerini yapmaları gerekecek.

 

kasap soğuk oda
kaburga kemiksiz işleme
kasap et işleme

Evet ! Gıdaların sağlığımızı etkilemesinden daha da etkili problemler var; Gıdaların içeriklerini kontrol ederek toplumların midelerini ve karakterlerini kontrol altına alırlarken, marka tescil ve üretim izinlerini kontrol edip tek elde toplamak suretiyle de ekonomiyi ve gıda maddelerinin piyasa sirkülasyonlarını kontrol altına alıyorlar. Bunun en güncel ve küresel örneğini, Amerikalı çiftçiler ile “Cargill” arasında devam eden davalarda görebilirsiniz.

Kasap esnafının mesleki ve ahlaki yeterliliğini kabul etmiyor, eksik görüyorsanız, o halde taa başta dükkan açıp vergi mükellefi olmasına müsaade etmeyin olsun bitsin.

Yok hayır öyle değil de, vergi alıyor, belediyeden çalışma ruhsatını veriyor ve tarım ilçe md.den denetim belgesini de tahsis ediyorsanız daha başka bir şey de istemeyin. Tüm denetimler için muhatap belli, bir problem durumunda hesap sorulacak adam belli.

Bu şartlara rağmen küçük kasap esnafını hala imalathaneler ile sözleşme yapmaya zorlamanın açıklaması nedir ! Verin o zaman imalathanelere kasaplık yapma yetkisini veya alın kasapları imalathane statüsüne olsun bitsin…

Kasaplar Et Ve Et Ürünleri Tebliği’ nde yapılan bu değişiklik, doğrudan kasapları ilgilendiriyor. Bu karar ile artık markasız ürünlerin satışına kısıtlama değil direk olarak yasak getirildi. Ve karar dün itibari ile uygulanmaya başlandı.

Bu karar hakkında, Bursa’ da bulunan Kasaplar Odası Başkanı Muhsin Yıldız, Anadolu ajans muhabirlerine birtakım açıklamalarda bulundu. Yıldız açıklamalarında, bu değişikliğin Et ve Et Ürünleri Tebliği kapsamında alındığını ve bu kararın alınış tarihinin 13 Şubat 2015 olmasına ve yine bu tarihte yürürlüğe girmesine rağmen, kasapların hazırlanmaları için 1 Temmuz 2018’ e kadar süre tanımış olduklarını belirtti.

Bu karar ile birlikte, et ürünleri konusunda büyük bir değişikliğin meydana geldiğini ve herkesin bunu yeni bir süreç olarak kabul edebileceğini belirten Muhsin yıldız, et ürünlerinin kesinlikte açıkta satılamayacağını söyledi.

Peki, bu kararın alınması kasapların satışlarını nasıl etkileyecek? Yani kasapların durumu düşünüldüğü zaman, satışlarında ya da kazançlarında bir düşme meydana gelmeyecek mi? Bununla ilgili olarak Muhsin Yıldız, kasapların satışlarının herhangi bir zarara uğramaması adına çalışma yapıldığı ve bu konuda da bir takım kararlar alındığı, uygulamalar yapıldığını belirtti. Örneğin; artık her kasabın kendi etiketleri ve kendi markaları bulunacak. Bunların patentlerinin her bir kasap için ayrı ayrı alındığını söyleyen Muhsin Yılmaz, bunların sözleşmelerini imalathanelerle gerçekleştirdiklerini ifade etti.

 

Kesimhane, mezbaha
kuzu karkas

Bursa kasaplar odası başkanı Muhsin Bey’in bir cümlesi aslında herşeyi özetliyor: “bu zorunluluğun, bazı büyük firmaların isteği üzerine oluşturulduğu” gerçeği.

Son söz olarak bu iddialarınızı ispat etmek ve bilerek ya da bilmeyerek ulusal ve uluslararası gıda kartellerine hizmet etmediğinizi ispat etmek  istiyorsanız; kasaptan açıktan alınan et ürünlerini, kurban bayramında “yirmi yıl önce sağlıksız olduğu iddia edilebildiği şartlarda” kesilen hayvandan alınan etleri tüketen insanlarda gıda kontaminasyonuna bağlı bir zehirlenme vakası gösterin yeter !

Bu konuda tek çare, kasap esnafının hem ahlaki, hem mesleki ve hem de kültürel yeterliliklerini yükseltmeye yönelik tedbir ve uygulamaların oluşturulmasıdır.

Alınan kararlarda bazı aksaklıklar olduğunu belirten Muhsin Yılmaz, bu aksaklığın özellikle, istenen etlerin müşterinin önünde hazırlanması maddesinde olduğunu ifade etti. Bir anda fazla sipariş verildiğinde bunların hazırlanmasının uzun zaman alacağını söyleyen Muhsin Yıldız, bu zorunluluğun bazı büyük firmaların isteği üzerine oluşturulduğunu ve en kısa süre içerisinde düzenlenmesinin yapılacağını umduklarını dile getirdi. Bugüne kadar verdikleri hizmet ile kimseye herhangi bir zarar verilmediğini söyleyen Muhsin Yılmaz bu sözleri ile yasaklara olan tepkisini dile getirdi.

  • YAZAR:
    Et ürünleri Gıda teknikeri, yazankasap.com'da yazar, Zooteknist ( büyükbaş ve küçükbaş yetiştiriciliği)

Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment
avatar
  Subscribe  
Bildir