KÖFTE HAKKINDA LEZZETLİ BİR YAZI

Köfte Hakkında Lezzetli Bir Tarihçe Yazısı İçin Buyrun Aşağıya…

Tükürük köftesi ifadesi, aşina olmayanlarda ilk etapta surat burukluğuna neden olsa da bu lezzeti tanıyanlar sokakta üç tekerlekli bir köfteci arabası gördüklerinde yerlerinde duramazlar.

Hele de kokusu burunlara ulaştı mı karşı koyması imkansız diyebiliriz. Hemen yanına varıp arabanın, kağıda ekmek arasını sardırıp yanına bir de ayran almak, bu ızdırabın tek ilacıdır.

Hani Hollanda Danimarka gibi Avrupa ülkelerinin yüzlerce çeşitteki peynirlerinden bahsedilir, hatta sosislerinden…Bizde de bir o kadar köfte çeşidi mevcut, emin olabilirsiniz. Bu lezzetli yuvarlak yassı şeyler, ülke mutfağımızın en alçak gönüllü, bir o kadar da temel yemeğidir. Türkçemizde argoda da yerini almıştır. İyi niyetli ancak biraz saf şahsiyetlere kullanılır. Hakaret amaçlı bulunduğu ortamlar da vardır. Mesela parlementomuza lokantacılık mesleğinde

ıslama köfte

en gelmiş vekillerimize şaka karışık “köfteci” yakıştırması yapılır. “Sen ne anlarsın memleket meselelerinden, git bak işine gücüne” kabilinden…

Tarihimiz boyunca da günlük yaşantımızda hem hamam kültürümüzde, kadınlar hamama giderken yanlarından hiç eksik etmemişler, hem de Hızır İlyas (Hıdırellez) kutlamalarında yaprak sarmayla beraber yerini almıştır.

İsveç kralı bilmem kaçıncı Karl, Rus çarı ile 1700’lerde yaptığı savaşı kaybedince çareyi askerleriyle beraber Osmanlı’ya sığınmakta bulmuş.

Beş gün olarak tasarladığı sığınma planı beş yılı bulmuş ve bu süre sonunda ülkesine dönerken beraberinde götürdüğü yemek tariflerinden biri de köfte imiş ! Asıl garabet, bundan tam üç yüz yıl sonra İsveç mağazası Ikea’da Türk’lere tarifi ülkemizden gitme köfte, İsveç köftesi markasıyla satılmaya başlayınca ortaya çıktı. Tıpkı tiftik üretmede üstüne olmayan Ankara keçimizin İsrail tarafından Angora keçisi olarak sahiplenilmeye çalışılması gibi.

Evet.. tekrar köfte çeşitlerine dönecek olursak, akademik çalışmalar ve endüstriyel üretim mesailerini geçtiğimizde, altı yıl boyunca tek çeşit köfte üzerine imalat yapmış bir kardeşiniz olarak diyebilirim ki; bu süre zarfında ürettiğimiz bir parti diğerini kesinlikle tutmadı. Tabi bu fark, imalatı yapan tarafından anlaşılacak küçük nüanslar olsa da sonuçta tıpkısını üretemiyorsunuz. Dolayısıyla karışıma girenleri değiştirmeyip,  onların kalite veya türevlerini dahi değiştirmeniz, farklı bir köfte sonucuna varmanız için kafi.

Sultanahmet,  Tekirdağ, İnegöl, Akhisar hünkar, Filibe, Akçaabat,  Adapazarı ıslama köfte ve köfteci Yusuf, hemen bir çırpıda aklımıza takılanlar olursa,  gerisini varın siz düşünün…

sultanahmet köftesi

(kaynak olarak yararlandığımız çalışmasından ötürü Deniz Gürsoy’a teşekkür ederiz.)

  • YAZAR:
    Et ürünleri Gıda teknikeri, yazankasap.com'da yazar, Zooteknist ( büyükbaş ve küçükbaş yetiştiriciliği)

Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment
avatar
  Subscribe  
Bildir