KEÇİ ETİ NASILDIR ? OĞLAK ETİ HAKKINDA BİLİNMEYENLER!

Keçi etinin lezzeti hakkında çeşitli rivayetler var. Kimileri, kolesterol ve yağ oranı çok düşük derken, bazı sonradan gurmeler de geç piştiğinden dem vuruyorlar.

Yerküremizdeki nüfusun yaklaşık dörtte üçünün rutin menüsünde keçi eti varlığını sürdürüyor. Hatta son dönemde Avrupa ülkelerinde beş yıldızlı restoranların listelerine de girmeyi başardı. Hani şu meşhur Gordon Ramsay var ya ! Onun keçi eti muhteviyatlı aranan spesiyalleri var.  Bu  gösteriyor ki bizim inatçı keçimizin lezzetli kasları, labaratuvar testlerini başarıyla geçip gastronomi denen mide biliminde önemli bir kariyer edinmiş.

 

Siz bakmayın öyle, yok mideyi bozarmış, yok bağırsak florasına ağır gelirmiş, eti tatsız tuzsuz saman gibi olurmuş, kokormış falan filan demelerine… Çift tırnaklı grubundaki her geviş getiren hayvan için geçerli kuraldır; hayvan yaşlandıkça eti kartlaşır, hormonlar devreye girdiği için bazı dönemlerde bu salgılar fazlalaşır vesaire. Fakat herkesin hemfikir olduğu nokta şu ki oğlak denen keçi yavrusunun eti krallara layıktır. Yavru dediğimize bakmayın. Yavrudan kasıt, aylık yaşından önce kesim ağırlığına ulaşmış ve kas kitlesinin körpeliğini koruduğu yaş dönemidir.

Oğlak eti daha yumuşak ve hafif iken, cinsel olgunluğa erişmiş keçi eti daha sert yapı ve aromadadır.

Neden olmasın ki, herifler (yani şu keçi milleti)  75 derece eğimli kayalarda sek sek oynayarak koşuyorlar, piknik yapmaya ağaç dallarına tırmanabiliyorlar. Böylesine akrobatik canlılar…

Ülkemizde Trakya, Ege ve Akdeniz gibi nispeten kıyı şeridimizde ikamet eden vatandaşlarımızın baş tacıdır bu hayvancık. Yurtta birlikte kaldığımız arkadaşlar, üniversite çağına gelene dek koyun etinin tadını bilmediklerini söyler dururlardı.  Adamlar tavuk keser gibi ağıldan kapıp geliyorlar bi oğlak !

Kes keçiyi, temizle içini ! Yak tandırı ! E daha ne olsun… Koyunun olmadığı yerde keçiye Abdurrahman çelebi demişler ama burada koyuna ne hacet !

Dünyada farklı ülkelerde değişik pişirme yöntemleri uygulanıyor bu inatçı keçiye. Mesela Hindistan, keçi etini pişirirken yanında pirinci de kullanmayı ihmal etmiyor. Jamaika ise bizim tavukta kullandığımız baharat olan köriyi keçi etinde kullanıyor.

Güney Amerika ülkeleri ise genelde rostosunu yapıyor. Kolesterol değerini biz yiyiciler kötü olarak biliyoruz ve bu değer bu hayvancıkta düşük seviyelerde. Ayrıca doymuş yağ oranı da düşük. Zaten doymuş yağ denince hemen akla margarin geliyor. Hani şu sineğin bile rağbet edip üzerine dahi konmadığı plastikimsi madde !..

Keçi  eti neden sağlıklı ? Neden olmasın ki ! Çünkü ne yersen o’sun ! Ecnebi insanı domuz yer, eşini kıskanmaz, Türk horoz yer, eşini kıskancından fanusta muhafaza eder, Amerika’lı Angus ve Hereford’lardan çıkma t-bone steak’leri  kilo ile götürür, Angus gibi olur.

Koyun gibi, sürüden birinin ardına bağlanamayıp özgürce dağları tepeleri dolaşan, canı isteyince çam tepelerinde iğne yaprakların tadına bakabilen, daldan dala zıpır zıpır atlayıp akrobasi hareketleri yapan bir hayvanın  etini de yerseniz, ona benzemeniz kaçınılmaz.

Kırkbeş günde doğup büyüyen, kesilmeden önce zamansız ve orantısız vücut ölçülerinden dolayı kaçma bile kaçamayan, koşamayan kanatlı grubundan olan broiler etlik piliçlerden hiç bahsetmedim. İçiniz kalkmasın diye…

  • YAZAR:
    Et ürünleri Gıda teknikeri, yazankasap.com'da yazar, Zooteknist ( büyükbaş ve küçükbaş yetiştiriciliği)

Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment
avatar
  Subscribe  
Bildir