kASAP İSMAİL’İN YERİ

Kasap dükkanı ve ızgara salonunun birleşiminden oluşan bir melez mekan. Kasap vitrininden kilo ile alınan et mamülleri. Kömür ateşinde pişirilerek size servis edilen etler.

barakfakih girişi
Özellikle 2000’li yıllardan sonra hızla artış gösterdi bu tür mekanlar. Özelliği ne mi !? Aynı bir hipermarkette her çeşit ihtiyacınızı karşılayabilmek ile aynı mantık. Bu tarz yerlerde de etin en kalitelisinin bol çeşidini uygun fiyata bulabiliyorsunuz bu bir. İkincisi, satın aldığınız bu her nevi eti kömür ateşinde pişirip masanıza servis ediyorlar.
Üst sınıfa hitab edenleri hariç, salaş olanlarda ortam genelde bir sayfiye yeridir ve ızgarada pişen etleriniz masanıza serilen yağlı kasap kağıdının üzerine dökülür ve önce gözleriniz doyar, bu da üç…
dökme karışık ızgara
Salaş mekandan kastım, pejmürde pespaye bir yer olmaları kesinlikle değil ! Aksine sizi sanki farklı bir alemde konuk ediyorlarmış hissi veriyor. Lüks ve debdebenin iğneleyici rahatsızlığı buralarda yok. Çok relax sınız yani ! Düşünsenize, ızgara köfteler, pirzolalar getirilip önünüzdeki kağıdın üzerine dökülüveriyor. Çatala ne hacet ! Ellerle devam…
Kasap İsmail’in Yeri de Bursa’nın Gürsu ilçesi çıkışında, anayoldan üç beş km. içeride bulunan bir belediyelik olan Barakfakih’de bulunuyor. Var ya ! Tam bir tanıtım yazısı gibi oldu ama göründüğü gibi değil. Bundan 17-18 yıl evvel gittiğim bir yer olduğu için nette de görünce yazma ihtiyacı hissettim hepsi bu.

Fakat bu kasabanın özelliği, anayoldan birkaç km içeride kalıyor olması ve burası beş altı binlik bir nüfusa sahip olmasına rağmen beş tane kasap esnafı var.

Hepsinin de dükkanları birbirleriyle yan yana dizilmiş ve hepsi de arka bahçelerinde kilo ile ızgara işi yapıyorlar.
Köfteleri klasik kasap köftesi tarzında. Köfteci Yusuf  daha kısa don ile ilkokula gitme çağında iken bunlar bu işi yapıyorlarmış. Köfteleri karbonatsız. En azından benim gittiğim zaman öyleydi.
eleman , ızgara başında
Biz dört arkadaş gitmiştik. Dört kişi beş kg. köfte siparişi verdik. Hem kilo ile hem fiyatı uygun ya ! Önce gözümüz doysun istedik. Çocuk iki üç seferde ızgarada pişmiş kasap köfteleri kamyon damperinden boşaltır gibi döktü önümüze ! “Aman Allah’ım” dedik ! Bu an hiç bitmesin ! Salatası, ekmeği, yoğurdu, meşrubatı ve kişi başı bir kiloyu geçen köfteler bitti ama biz de yerimizden kalkamaz hale geldik.
Velhasıl o ziyafet bize yetti de arttı bile. Baksanıza hala muhabbeti devam ettiğine göre, etkisini artık siz hesab edin…

  • YAZAR:
    Et ürünleri Gıda teknikeri, yazankasap.com'da yazar, Zooteknist ( büyükbaş ve küçükbaş yetiştiriciliği)

Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment
avatar
  Subscribe  
Bildir