300 KOYUN TİGEM PROJESİ HAKKINDA (2)

Tigem’in üçyüz koyun projesi, Tigem ile birlikte Ziraat Bankası ve Tarım sigortaları havuzunun üçlü birlikteliği ile yürütülmekte. Türkiye koyun keçi yetiştiricileri merkez birliği ise tedarikçi ve teslimatçı olarak yer alıyor.

Ziraat bankası işin finans ayağında ve krediyi sağlamak ile vazifeli. Tarım işletmeleri genel müdürlüğü, muhtelif girdilerin teminini sağlar iken, Tarsim de bu faaliyetin muhtemel risklerini üstlenen kuruluşlar. Bu projenin uygulama şekli, kapasitesi, hitab ettiği kitlede aranan özellikle ve birçok diğer konu uzun uzadıya tartışılabilir ancak tüm ülke fertlerinin mutabık kalması gereken bir husus; bu konunun ne derece önemli olduğudur !
Bir önceki yazımızda bu projenin genel şartlarından bahsettiğimizi aktardıktan sonra Size şöyle bir tasvirde bulunayım; Köy sınırlarında, bir kasabada veya ilçede hayatını devam ettiren bir aile düşünün. Bu ailenin kendi ahırında beslediği bir ineği, iki-üç koyunu ve sekiz-on tane de tavuğu var. Bu çiftlik hayvanlarından inekten elde ettikleri günlük sütü yoğurda, peynire tereyağına dönüştürüp tüketiyorlar ve ihtiyaç fazlasını da ekonomik gelire dönüştürüyorlar. Tavukların her gün yumurtladıkları da aynı şekilde. Kuzulayan koyunları da yıl içinde hem kurbana hem de et ihtiyaçlarına karşılık geliyor.
Bu tablo herkes için bakmaya doyulmaz tarzda değil mi ! Evet, bahsettiğimiz ölçek mikro düzeyde aile seviyesi. Peki ülke ölçeği olan makro düzeyde durum farklı mı acaba ? Hayır tabi ki fark yok. Çünkü ülkeyi oluşturan yapı taşları da ailelerden oluşmakta. Aileyi en temel besin kaynakları yönünden dışa bağımlılıktan kurtaran bir inek, iki koyun ve beş tavuk, ülkeyi de nüfusu ile orantılı olmak üzere  dışa bağımlılıktan uzak tutmakta ve bu derecede önem arzetmekte… Hani şu “olmazsa olmaz” dediklerinden. Ne olmazsa ne olmuyor !? Hayvancılık olmazsa, ülkesel gıda bağımsızlığı olmuyor ! Bu anlamda hayvancılık ve özelde koyun yetiştiriciliği, ülkenin ve ailenin sigortası, milli meselesi konumundadır.

300 KOYUN PROJESI ILE ILGILI KABACA BIRKAÇ RAKAM DETAYINA GÖZ ATACAK OLURSAK; UYGULAMANIN ILK AŞAMASI 2019 HAZIRAN SONUNDA BITIRILECEK.

Yani imzalanan sözleşmelere istinaden hayvanların ülke içinden temin edilip üreticilere tesliminin tamamlanacağı son tarih bu. Ülke genelinde 47 milyon küçükbaş hayvan varlığımızdan söz ediyoruz. Bunun 36 milyonunu koyun ırkı, 11 milyonunu da keçi ırkı küçükbaşlar oluşturuyor. 2.5 milyon koyun varlığı ile Van ili, 0.75 milyon keçi varlığı ile de Mersin ilimiz ön sıradalar.
Küçükbaş yetiştiriciliğinin artı ve eksilerine göz attığımızda günümüz için  en belirgin problemi çobansızlık ! Evet arkadaş ! Üçyüz tane, beşyüz tane koyunu veya keçisi olan mal sahibi, hayvanını sabah meraya götürüp akşam ağıla getirecek, aylık 3 bin, 4 bin ₺ maaş ile çoban bulamıyor. E bu ortamda da bulduğu eleman çok değerleniyor.
Hayvancılığın toplam maliyetinin yaklaşık 3/4 ‘üne yani yüzde yetmişbeşine tekabül eden yem  maliyeti, büyükbaş yetiştiriciliği kadar olmasa da koyunculukta da önemli bir sorun kalemi. Sığır besisinde olduğu kadar problem değil dedik çünkü küçükbaş yetiştiriciliği genelde mera otlatmasına dayalı olarak yapılıyor. Aksi halde taşımalı eğitim gibi, yüzlerce hayvanın hangi birine yem ve ot taşıyacan ! Taşı taşı bitmez ki !.. O yüzden, çayır ve meralar yoksa küçükbaş da yok desek yalan olmaz.
Koyun keçi yetiştiriciliği, köyden kente göçü engelleyen, köyde ikameti ve yaşamayı mümkün kılan bir faktör, adeta toplumun şehirlerindeki emniyet sübabıdır.  Bu özelliği nedeniyle düşük kapasiteli aile işletmelerinin hayatiyetini devam ettirebilmeleri için uygun ortam sağlanmalı, gereken destek devlet tarafından hem kanunlar ile hem finansal açıdan verilmelidir. Ülke ölçeğinde, büyük kapasiteli kurumsal işletmelere destek verilirken, aile işletmelerinin varlığına zarar vermemek önceliği her zaman korunmalıdır.
Hayvancılığın her alt alanında aile işletmeciliği korunduğu müddetçe, küçükbaş yetiştiriciliğine has çoban problemi ortadan otomatik olarak kalkacak, ülke çayır ve mera varlığı ekonomik değeri yüksek ete ve süte dönüşerek katma değer kazanacak ve kırsal göçü engelleyip kentleri daha yaşanabilir kılarak düzenli toplumsal gelişimin önünü açacaktır.

  • YAZAR:
    Et ürünleri Gıda teknikeri, yazankasap.com'da yazar, Zooteknist ( büyükbaş ve küçükbaş yetiştiriciliği)

1
Kimler Neler Demiş?

Please Login to comment
avatar
1 Comment threads
0 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
0 Comment authors
Recent comment authors
  Subscribe  
En Yeniler Eskiler
Bildir